Skip to content

Kelime Kartı

Diğerkâm

Kartları çevirmek için oku kullanın

📖TDK Anlamı
Köken: Farsça
Tür
: Sıfat
Anlam:
Başkalarının yararını, mutluluğunu kendi çıkarından üstün tutan, özgecil, bencil karşıtı (kimse).
💬Deyimler
Diğerkâmlık etmek:
Kendi menfaatini bir kenara bırakıp başkalarının iyiliği veya mutluluğu için fedakârlıkta bulunmak.
📚Roman
“Peyami, hayatı boyunca kendi arzularının peşinden koşmuş insanları gördükçe içten içe derin bir yalnızlık duyardı. Oysa onun aradığı ruh, kendi dertlerini unutup başkalarının acısıyla hemhal olabilen o nadir insanlarda saklıydı. Doktor Ragıp Bey’in hastanedeki o diğerkâm tutumu, hiç tanımadığı kimselerin şifası için gecesini gündüzüne katması, Peyami’ye insanın henüz tamamen bozulmadığını gösteren yegâne teselli kaynağıydı.”


Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 45. baskı, 2021, Sayfa 88.
📚Roman
“Feride, Anadolu’nun o uzak ve yoksul köyünde çocuklara ders verirken kendi gençliğini, İstanbul’daki konak hayatını ve rahatını tamamen unutmuş gibiydi. Çevresindekiler onun bu hesapsız sevgisine ve adanmışlığına hayretle bakarlardı. O, hayatın acılarına ve kırgınlıklarına karşı koymanın en asil yolunu bulmuştu: Kendi içindeki yaraları başkalarının yüzünü güldürerek sarmak, yani bencilce duygulardan sıyrılıp diğerkâm bir yürekle yaşamak.”


Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu, İnkılâp Kitabevi, İstanbul, 80. baskı, 2022, Sayfa 245.
📚Roman
“Fahim Bey, hayatın hengamesi içinde kimsenin kimseye merhamet etmediği bir çağda yaşadığının farkındaydı. Yine de o, dükkânına gelen her muhtaca yardım etmekten, kendi hakkından feragat edip başkalarının yüzünü güldürmekten bir an bile geri durmazdı. İnsanlar onun bu sessiz, karşılıksız ve derin diğerkâm hallerini safça bir tuhaflık sansalar da, o sadece kalbinin emrettiği gibi yaşamayı seçmişti.”


Abdülhak Şinasi Hisar, Fahim Bey ve Biz, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 12. baskı, 2018, Sayfa 74.
🎭Tiyatro
“Ahmet Efendi: (Eliyle masaya vurarak) Bencil insanların dünyasında yaşamak her geçen gün daha da zorlaşıyor efendim! Herkes ‘önce ben’ diyor, herkes kendi kasasını, kendi konforunu düşünüyor. Oysa bu cemiyeti ayakta tutan şey, komşusu açken tok yatmaktan utanan o diğerkâm insanların varlığıdır. Eğer biz başkasının derdiyle dertlenmeyi bırakırsak, ortada insanlık diye bir şey kalmaz!”


Musaipzade Celal, Aynaroz Kadısı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2019, Sayfa
🗺️Gezi Yazısı
“Doğu köylerinde geçirdiğimiz o çetin kış günlerinde, halkın misafirperverliği ve paylaşma arzusu bizi derinden etkiledi. Yiyecek ekmeği kısıtlı olan köylünün, sofrasındaki son lokmayı bile gözünü kırpmadan yabancı bir konuğa sunması basit bir ikram değildi. Bu tavır, Anadolu insanının hamurunda var olan, asırlardır koruduğu o diğerkâm ve cömert ruhun en samimi tecellisiydi.”


İsmail Habip Sevük, Yurttan Yazılar, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1987, Sayfa 132.
📌Deneme
“Bencillik, insanın kendi etrafında ördüğü dar ve karanlık bir duvardır; dışarıdaki dünyayı, başkalarının çektiği acıları görmesine engel olur. Oysa insan olmanın gerçek şerefi, bu dar çemberden çıkıp başkasının derdiyle dertlenebilmektedir. Kendi iç dünyasının hapishanesinden kurtulan insan, diğerkâm bir anlayışla başkalarının sevinciyle sevinip acısıyla kederlenmeyi öğrendiği an ruhun en yüce katına ulaşır.”


Cemil Meriç, Bu Ülke, İletişim Yayınları, İstanbul, 53. baskı, 2020, Sayfa 112.
📝Hikaye
“Kasabanın tek doktoru olan Selim Efendi, fırtınalı ve dondurucu gecelerde bile köylülerin çağrısına hiç tereddüt etmeden koşardı. Ne alacağı para umurundaydı ne de kendi sağlığı. Onun bu diğerkâm fedakârlığı, soğuktan donmak üzere olan tek bir çocuğun ateşini düşürebilmek, bir ananın gözündeki korkuyu silebilmek içindi. Bu topraklarda merhamet, süslü laflarla değil işte böyle sessizce ödenen bedellerle yaşatılırdı.”


Sait Faik Abasıyanık, Mahalle Kahvesi, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 30. baskı, 2021, Sayfa 56.
📰Makale
“Toplumu bir arada tutan harç, bireylerin kendi şahsi çıkarlarından sıyrılıp ortak bir iyilik uğruna birleşebilmesidir. Bencilliğin bir erdem gibi sunulduğu modern çağda, insanın başkasının acısına gözlerini kapatmaması ve diğerkâm bir ahlakla başkalarının yükünü omuzlaması sanıldığından çok daha hayati bir niteliktir. Zira insani değerler, ancak bir başkasının varlığına ve dertlerine hürmet edildiği nispette yükselecektir.”


Nurettin Topçu, İsyan Ahlakı, Dergâh Yayınları, İstanbul, 18. baskı, 2021, Sayfa 94.
1/11